Nicealem Güncelden Bilimsele

Başkalarının duygu ve düşüncelerine nasıl tepki veririz

Başkalarının duygu ve düşüncelerine nasıl tepki veririz

Hayatımıza şöyle bir baktığımızda bizim duygularımızı duyarlı bir şekilde dikkate bölge ve bizim olumlu davranabilmemizi karşılayan insanların varlığı bizi mutlu eder, yokluğu ise üzer. Çünkü, başkalarının duygularını ve gösterme açılarını kavrayabilen kişiler, etrafındaki insanların gereksinimlerini mükemmel anlar ve karşılarlar. Bu bakımdan, başarılı ve verimli ilişkiler kurabilen bir öğretmen, bir yönetici, eş ve ebeveyn kısacası insan olarak hayatın her kademesinde kurduğumuz diyalogların verimli birer alış verişe dönüşmesini karşılayan, problemlerimizi çözülür kılan ve sihirli bir fark yaratan sır, defalarca bu kavrayış dolu yaklaşım tarzı olmuştur. İşte, bu yaklaşma tarzı “empati” nin özünü oluşturur. Bu tarzdan uzaklaşan ilişkilerde nefret, hiddet, ahenksizlik, tutku eksikliği, neşesizlik ve en önemlisi verimsizlik egemen olmaya başlar.

Empati nedir?

Empati kişinin bir diyalog sırasında karşısındakinin duygu ve düşüncelerini anlayabilmesini ve bu nedenle aklıselim bir teşebbüs içinde olmasını karşılayan bir Şehvetli Akıl becerisidir. Empati becerisini iyi kullanabilen kişiler bu anlamda, iyi bir dinleyici olmalarının yanı sıra, karşıdaki kişinin dile getirmediği duygularını da sezebilir, bakış açılarını kavrayabilirler. Bu bakımdan, empati kişinin öbür olan veya başka kültürden gelen insanlarla iyi geçinebilmesini sağlar . Empati kurabilmemiz için gerekli olan üç unsur vardır :

* Empati kuracak birey kendisini karşısındakinin yerine koymalı, olaylara onun görüş açısıyla bakmalıdır.
* Empati kurmuş sayılmamız için karşımızdaki kişinin duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamamız gereklidir.
* Empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayışın karşıdaki kişiye doğru olarak iletilmemesi durumunda empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız.

Örneğin, bir arkadaşınızın patronuyla arası bozuk ve canı fazla sıkkın, haksızlığa uğradığını düşünüyor ve hararetli bir şekilde derdini sizinle paylaşıyor. Siz, kendinizi onun yerine koyup neler hissettiğini anlayabilirsiniz. Onun duygularını içinizde hissedebilirsiniz. Ama, sıra bu durumu ona ifade etmeye geldiğinde, her şey yolundaymış gibi gülerek “halledersin, boş ver” diyebilirsiniz. İşte böyle davrandığınızda, yüzünüzdeki açıklama, söylediğiniz söz ve içinizdeki duygular arasında bir çelişki ortaya çıkar. Dolayısıyla da doğru empati kurmuş, fakat bunu karşıdakine yeterince iletememiş olursunuz. İletme gerçekleşmediği takdirde empati işlenmiş sayılmaz.

Duyguların dili

Duygularımızı ayrıca sözlü olarak ayrıca de sözlü olmayan yollarla dile getiririz. Ama, fazla nadir duygularımızı kelimelere döker, daha çok başka yollarla ipuçları veririz. Başkasının ne hissettiğini sezebilmenin anahtarı ses tonu, jest ve mimikler, yüz ifadesi, değişik duruşları ve vücut hareketleri gibi sözsüz ifadeleri okuyabilmektir (Goleman, 1995). Bebekler ve küçük çocuklar konuşabilene kadar kendilerini bu yolla açıklama ederler. Anne, ya da bebeğin bakımını üstlenen kişiler onun ihtiyaçlarını cisim dilini okuyarak anlar ve karşılarlar.

Hissi Zeka araştırmacısı, psikolog Dr. Goleman ’a kadar akla yatkın hafıza sözcüklerle ifade bulur, duyguların tarzı ise sözsüzdür. Kişinin sözleri; ses tonu, el-kol hareketleri veya öteki sözsüz yollardan açıklama edilenlerle çelişiyorsa, hissi gerçek, aslen ne söylediğinde değil, nasıl söylediğinde saklıdır. Yapılan çalışmalar, hissi mesajların yüzde doksanının hatta daha fazlasının sözsüz olduğunu göstermektedir. Bu durumda, insanların bize ilettikleri en önemli mesajları anlayabilmenin ve dünyayı başka bir kişinin görüntü açısından görebilmenin yolunun, sözlü mesajların yanı sıra –hatta daha çok- sözsüz mesajları tanımak, anlayışlı olmak ve yorumlamaktan geçtiğini söyleyebiliriz.
diğer taraftan kişiye empatik tepki vermenin de iki yolu vardır. Yüz ifadesini, bedeni kullanarak onun anlaşıldığını kullanmak ve sözlü olarak onu anladığınızı tasvir etmek… Oysa en etkili yol bu ikisini birlikte kullanmaktır .

“Empati” tanımını bilmek gerekir…

Başarılı iletişimin kuvvetli arabulucu “empati” yanlış anlamalara da açık bir kavramdır. Bu konuda üç genel yanlış anlama bulunmaktadır :

* Empati “iyi bir insan olmak” anlamına gelmez. Sadece iyi insan olmak namına düşünce ve duygularımızı karşımızdakine doğru ve açık bir şekilde anlatamıyorsak, bu koşul başka insanların duygularını kendi duygularımız gibi benimseyip herkesi memnun etmeye kastetmek anlamına kazanç – oysa bu şart bir kabusu andırır ve hareket özgürlüğümüzü kısıtlar.
* Empati sıkça “sempati” ile karıştırılmaktadır. Aslında bu iki kavram birbirinden fazla farklıdır. Karşımızdaki kişiye sempati duyuyorsak, onun hissettiği duyguların aynılarını hissederiz ve karşımızdaki kişinin ne düşündüğü ve hissettiğiyle ilgili mesela, “ sınavı kazanmana sevindim”, “kitabını kaybetmene üzüldüm” gibi “ben” ve “benim” vurgusunu hissettiren kendi yorumumuzu ortaya koyarız. Yani sempati duyduğumuz kişiyi anlamamız ve kendimizi onun yerine koymamız koşul değildir. Bunlar iyi niyetli yaklaşımlar olmasına rağmen aleyhinde tarafı etkilemekte beceriksiz kalır. oysa ki empati kurduğumuzda karşımızdaki kişiyle aynı duyguları ve görüşleri paylaşmamız gerekmez, yalnızca onun duygularını anlamaya çalışırız. Öteki bir deyişle empatik cümleler “sen” vurgusunu taşır. Bu durumda sözlü ifadelerimiz “sınavı kazandığına seviniyor olmalısın”, “kitabı kaybettiğine üzülmüşsündür” gibi karşımızdaki kişiyi anladığımızı hissettirecektir.
* Empatik yaklaşım, karşıdaki kişinin duygu ve düşüncelerini kayıtsız şartsız olarak kabul etmek anlamına gelmez. Bu anlamda “empati düzenlemek” karşındakini bilmek ve anladığın şeye saygı duymak sürecidir.
“Anlayış sahibine hayat kaynağıdır.” Hz. Süleyman

Empati, empatiyi kuran birey için de önemlidir. Empatik olmanın kişiye kazandırdıkları bir takım avantajları şöyle sıralayabiliriz:

* Öteki insanlarla daha çok yardımlaşır ve bu yüzden de çevreleri göre daha fazla özlenir ve sevilirler.
* Ne süre ve ne kadar konuşmaları gerektiğini, ne süre geri çekilip, ne vakit hücum yapabileceklerini iyi bilirler ve netice her iki tarafında yararına olur.
* Olayları ve insanları okur, sağlam veriler toplar, kayda değer detayları ayrım ederek hareketlerini uyarlar ve bu nedenle en fazla etki yaratabilirler.
* Ayrı millet karşı ne nesil strateji ve taktikler kullanabileceklerini bilirler ve bu yüzden bilhassa meslek ilişkilerinde başarılı olurlar.

Empati geliştirilebilir..

Empati ölçülebilen ve geliştirilebilen bir beceridir. İşte size empati becerinizi geliştirebilmeniz için birkaç önerge.

* İyi bir dinleyici olun ve yalnızca cevap belirlemek için değil, çakmak için dinleyin. Anladığınıza belli olmak için sorular sorun.
* Sadece kulaklarınızla değil tüm duyularınızla dinleyin. Ceset dili ve ses tonlarından irtibat halinde olduğunuz insanların duygularını okumayı deneyin. Farkettiğiniz duyguya neyin sebep olabileceğini anlamaya çalışın.
* Karşınızdaki kişinin derisinin altına girmeyi ve dünyayı onun gözleriyle görmeyi deneyin. Başkalarının duygu ve düşüncelerine saygı duyun.
* İnsanların sözlü olarak ifade ettikleriyle, cisim diliyle ortaya koydukları duygular arasındaki uyuşmazlıkları fark etmeye çalışın.
* Irtibat konusunda yaşadığınız negatif deneyimleri baştan gözden geçirerek benzer durumlarla karşılaşmamak için bu deneyimlerden nasıl faydalanabileceğinizi düşünün.
* Kitap okurken ya da film seyrederken karakterlerin neler hissettiklerini ve niçin böyle hissedebileceklerini düşünün. Siz olsaydınız ne yapardınız?

 
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ